4 MAYIS 2008 TARİHİNDE

YAPTIĞIM BASIN AÇIKLAMASI

 

 

Vatan Gazetesi’nin 4.5.2008 tarihli sayısında şahsım hakkında tamamen hayal ürünü ve kamuoyunu yanlış yönlendirmeye matuf bir yazı yayınlanmıştır. “Seni Son Bir Kez Göreyim” başlığıyla yayınlanan söz konusu yazıda, annemin ve babamın benim hakkımdaki gerçekdışı iddialarına ve açıklamalarına yer verilmiştir. Ailemin benimle görüşmek istediği ama güya benim buna duyarsız kaldığım ve güya Bilim Araştırma Vakfı Camiası’nın beni zorla alıkoyduğu öne sürülmüştür. Oysaki gerçekler Vatan Gazetesi’nin haberiyle bağdaşmamaktadır.

1- Kamuoyunun da malumu olduğu üzere, bundan 1 yıl önce, 9 Mayıs 2007 tarihinde, annemi ziyarete gittiğim bir esnada, babam ve silahlı adamları tarafından ellerim ve ağzım bağlanarak, başıma silah dayayarak Ayvalık’a kaçırıldım. Anne, babam ve onların adamları tarafından 2 gün boyunca zorla alıkonuldum. Onların dalgınlıklarından yararlanıp bir fırsatını bularak yakınlarıma yerimi bildirmem sonucunda olay yerine operasyon düzenleyen jandarma tarafından kurtarıldım ve özgürlüğüme kavuştum.

2- Öncelikle belirtmek isterim ki Vatan Gazetesi’nin gerçekdışı haberi, 4 gün sonra duruşması yapılacak olan Bilim Araştırma Vakfı Davası’na bakan mahkemeyi etkilemeye yöneliktir. Annemi ve babamı ellerine geçiren ve bir piyon gibi kullanan malum odak mahkemeyi bu tip duygu sömürüleriyle  baskı altına almak istemektedir. Davanın bundan önceki aşamalarında da babamı güya “gözlü yaşlı baba” mizansenleriyle televizyonlara çıkartıp yine aynı bayat duygu sömürüsünü yaparak aynı oyunları oynamak istemişlerdi.

3- Ben hiç kimsenin yönlendirmesi ve baskısı altında değilim. Reşit, kolej ve üniversite mezunu, 26 yaşında bir insanım. Mutlu bir evliliğim var. Kendi yaşamımla ilgili kararlarımı kendim alırım. Kimsenin, ne ailemin, ne de basının, bana yaşamımı nasıl düzenleyeceğim konusunda baskı yapmaya hakkı ve yetkisi yoktur. Kişiliğime ve haklarıma bir saldırı olduğunda hukukumu nasıl savunup koruyacağımı çok iyi bilirim.

4- Ben dindar Müslüman bir hanımım. Dinimizin kurallarına uygun yaşamak istiyorum. Annem ve babamsa dine karşı insanlardır. Benim kendi özel kurallarına uygun yaşamamı istemektedirler. Helale ve harama dikkat etmeden yaşamamı istemektedirler. Bu nedenle bana baskı yapmaktadırlar. Onlar benim ibadetlerime engel olmadıkları sürece onlara “öf bile dememek” benim dinimin bir emridir. Ama benim ibadetlerime engel olduklarında da onlara uymamak, benim bileceğim bir şeydir.

5- Ben ailemle görüşmeye her zaman hazırım, yeterli güvence verildiği takdirde onlarla elbette yine görüşürüm. Tüm kamuoyunun yakından bildiği beni kaçırma olayına kadar da onlarla sık sık görüştüm. Ancak, bir insan, kendisine sürekli baskı yapan, zorlayan, tehdit eden, o da yetmeyince kafasına silah dayayıp kaçıran birisiyle ne kadar görüşebilir? Bu işkence ortamına ne kadar dayanabilir?

6- Benim ailemle görüşmeme kararı almamın nedeni onların saldırgan, benim hayatıma kasteden ve benim hürriyetimi yok eden hukukdışı tavırlarıdır. BAV Camiası’na husumet duyan Ergenekon Örgütü’nün sol kanadının yönlendirmesiyle giriştikleri saldırılardır. Kendimi onların yanında güvende ve hür hissetmediğim için de görüşmek istemiyorum. Onları saldırgan tavırları değişmedikçe benim de görüşmeme kararım kesinlikle değişmeyecektir.

7- Anne-baba olmak, kimseye evlatlarına eziyet etme, saldırma, suç işleme hakkı tanımaz. Cezaevleri, suç işlemiş, kanun dışına çıkmış, hırsızlık yapmış, cinayet işlemiş analarla babalarla doludur. Annem ve babam, normal aklı başında insanlar gibi davransalar onların en küçük bir ricasını emir telakki ederim, dinimizin şefkat ve merhamet anlayışı da bunu gerektirir. Ama annemin babamın nasıl insanlar olduklarını, Vatan gazetesi yöneticileri değil, en iyi ben bilirim.     

8- Aile içi suçlar Türkiye’nin çok büyük bir sorunudur. Eğer ailemin tavrı değişir, insancıl bir tavra bürünürlerse, kaçırma ve benzeri hukukdışı eylemlerde bulunmazlarsa kendileriyle görüşmemem için hiçbir neden bulunmamaktadır. Ancak kendilerinde böyle bir tavır değişikliği görmediğim için şimdilik görüşmüyorum.

9- Atatürkçü, milliyetçi, mukaddesatçı Büyük Türkiyeci, vatanının bölünmesine karşı olan, üniter devleti savunan insanlara karşı bir kısım odakların düğmeye bastığını bütün kamuoyu bilmektedir. Ancak bu odaklar şunu bilmelidirler ki Türkiye Cumhuriyeti bu odakların “Şato”larından değil, hukuk kurallarına göre idare edilmektedir.

Sonuç olarak, tekrar belirtmek isterim ki Vatan Gazetesi’nde ve benzeri yayın organlarında çıkan bu tür asılsız haberlerin amacı Bilim Araştırma Vakfı Davası’na bakan mahkeme heyetine etki etmektir.  Ailem de bu oyunda kullanılmaktadır. Meselenin özü bundan ibarettir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

                                                                   CEYLAN (ÖZGÜL) ÖZBUDAK